Fıkralar.us bloguna hoşgeldiniz !

Internetin en çok aranan fıkraları bu sitede...
Çatlayana kadar gülmek mi istiyorsunuz?
Arkadaşlarıma anlatabileceğim fıkralar öğrenmek istiyorum mu diyorsunuz?
Fıkra repertuarına yeni fıkralar mı eklemek istiyorsunuz?
İşte hepsi burada ve tek adreste...

Aralık 30 2009

Yumurta Galete fıkrası

Etiketler : , , , , , , , , , , ,

Adamın birinin barsaklarında bir hastalık peydah olur, yemeden içmeden kesilen ve hergün zayıflayan adamın muayene olduğu hastane ve doktorlar, yapılan tahlil ve kontrollerin sonunda adamın barsağında bir tenya (kurt) olduğunu ve bu asalağın düşürülmesine imkan olmadığını ve adamın 6 ay içinde öleceğini söylerler.

Gitmediği doktor kalmayan adam tüm doktorlardan aynı cevabı alır; “Bu kurt seni yiyip, bitirecek, kurtuluşun yok, malesef öleceksin, tıp bilimi bu konuda çaresiz” derler.

Günden güne eriyen adama son çare olarak arkadaşının tavsiye ettiği doktora gider.

Doktor çeşitli muayeneleri yaptıktan sonra öncekilerin teşhisini doğrular; “Evet bu kurt seni öldürecek…”

Adam, “Peki doktor bey yaşamayacak mıyım?”

Doktor; “Ben seni kurtarırım, ama ne dersem itirazsız harfi harfine yapacaksın, yoksa öleceksin”

Adam hemen kabul eder. Hekim bey ne isterseniz yaparım yeterki benim hayatımı kurtarın.

Doktor; bana her hafta geleceksin. Yarın bana 500 bin dolar, bir yumurta ve bir galete getireceksin

Adam tamam, yarın 500 bin dolarını getireceğim, yumurtayı ve galeteyi de getireceğim… Ama yumurta galete neden anlayamadım…

Doktor; ben ne dersem yapacaktın, sorgulamak yok ! diye adamı haşlar…

Adam ertesi gün para, yumurta ve galete ile muayenehaneye gelir.

Parayı kasasına koyan doktor, adama; şuraya yüz üstü uzan, poponu aç der…

Adam hık mık dese de çaresizce uzanır, poposunu açar…

Doktor yumurtayı alır ve adamın makatına kırar… Yapış yapış olan adam aaa bu nee demeye kalmadan, doktor galeteyi cart diye makatına sokar… Adam feryat figan içinde; doktooor ne yapıyorsuuuun, bu nasıl tedaviiii, ben ibne miyiiiiiim diye isyan eder.

Doktor; “sus bu tedaviyi yapmazsan öleceksin, işine gelirse” der…

Seans bittikten sonra doktor haftaya aynı gün gelmesini, yanında yine bir yumurta ve galete getirmesini ister. Ölümle gaylik arasında kalan adam peki diyerek ileriki haftayı bekler.

Adam beşyüzbin dolarına mı yansın, kıçına sokulana mı, öleceğine mi şaşkın durumdadır…

Haftalar süren yumurta kırılması, galete sokulması seanslarından yorulan, kendini bir garip hisseden zavallı adam, halsiz ve isteksiz bir şekilde tekrar sorar; “Doktor bey ne zaman biter bu tedavi? Aylardır yumurtayı kırıp, galeteyi sokuyorsun, ölmesem de nonoş olacağım bu gidişle, artık bıktım bu yaşamdan doktor bey, namusum gitti…” diye serzeniş ederken dokor müjdeli haberi verir; “Haftaya da son kez geleceksin, bir yumurta getir ama galete getirme, onun yerine kalın saplı olanlardan büyük bir çekiç getir deyince itiraz etmeye hazırlanan adama; “Sus, yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik, bu son seans, kurtulacaksın o hain asalaktan, işine gelmiyorsa bırak tedaviyi de şimdiye kadar yaptığımız tedavi boşuna gitsin” deyince adam çaresiz susar ve kabul eder.

İşin içine iri bir çekiç girdiğini öğrenen zavallı adamın koca bir haftası kabuslarla geçer ve son gün gelir, çatar.

Doktorun ofisine elinde bir yumurta ve büyükçe bir çekiçle korkudan titreye titreye giren adam, ağlamaklı bir sesle; “Al doktorum getirdim, ne olur acıtma, dayanamayacağım artık” der.

Doktor hain bir gülümsemeyle ve ardından vahşi bir kahkaha ile “domal bakalım” der…

Adam yüzüstü yatar, doktor yumurtayı kıçına kırar….

Adam dişlerini sıkmış, o fena anı beklemeye başlamıştır, her an çığlığı basmaya hazırdır…

Ama 1 dakika geçer, doktor birşey yapmıyor, 5 dk. geçer doktor hale sokmadı, 10 dk geçer hala birşey sokulmadı… Adam heyecan ve korkudan öldü ölecek…

15 dakika sonra arkadan ince bir ses duyulur …

Kurt adamın makatından kafayı uzatır;  “HANİ BENİM GALETEM, HANİ BENİM GALETEEEEEM …” ve bir çekicin havayı yaran sesi, KÜÜÜÜÜÜT ….

Eh ne de olsa müptela olmak (bağımlılık) kötü şey 🙂

Ocak 27 2009

Diş hekimi ve fedakar karısı

Etiketler : , , , , ,

Ünlü diş hekimi Sami ve eşi 50. evlilik yıldönümlerini kutluyorlardı. Sami birden eşine bir soru sordu :

– Sevgilim, bu elli yıl içinde beni hiç aldattın mı ?

– O da nerden çıktı ? diye sinirlendi karısı; ” Cevabı öğrenmek istemezsin herhalde ” dedi.

– İsterim ” dedi Sami.  Lütfen anlat karıcığım…

– Madem öğrenmek istiyorsun, ” evet seni üç kez aldattım ” diye cevap verdi eşi.

– Peki kimlerdi bunlar ? diye sordu Dr.Sami.

” İlki ” diye anlatmaya başladı eşi ” Hani sen 30 yaşındaydın ve kendi kliniğini kurmak istiyordun da hiçbir banka sana kredi açmıyordu. Sonra bir banka müdürü eve geldi; hiçbir şey sormadan tüm kağıtları imzaladı ve sen en modern aletlerle kliniğini açabildin…”

“Canım benim. Benim için kendini feda ettin demek. Benim sevgili karıcığım ” dedi Sam. “peki ikincisi ?”

“Hani 50 yaşında kalp krizi geçirmiştin ya, kritik bir by-pass ameliyatı olman gerekiyordu, hiçbir doktor o cesareti gösteremiyordu. Her an ölebilirdin. Dr. Halil onca yoldan kalktı geldi, ameliyatını yaptı. Sen hayata döndün” dedi eşi.

” Ah benim sevgili karım. Hayatımı kurtarmak için kendini bir kez daha feda ettin, öylemi ?

Peki üçüncü aldatışın karıcım? ”

“Hatırlıyormusun? yıllar önce diş hekimleri odası başkanı olmak istemiştin de 247 oy eksikti, oyları tamamlamam zor oldu…