Fıkralar.us bloguna hoşgeldiniz !

Internetin en çok aranan fıkraları bu sitede...
Çatlayana kadar gülmek mi istiyorsunuz?
Arkadaşlarıma anlatabileceğim fıkralar öğrenmek istiyorum mu diyorsunuz?
Fıkra repertuarına yeni fıkralar mı eklemek istiyorsunuz?
İşte hepsi burada ve tek adreste...

Eylül 03 2010

Hastane mi Muayenehane mi ?

Etiketler : ,

Şişman bir şahıs cok namlı bir doktorun muayehanesine gidiyor ve ona zayıflamak istediğini söylüyor..Doktor, bir hafta kullanmak üzere isimsiz bir hap veriyor ona..İlacı ilk kullandığı gece,uyurken rüya görmeye başlıyor adam..Bir saray içinde, etrafında onlarca cariye..Sabaha kadar bi onla, bi bunla sabah uyanınca kan ter içinde..Her gece aynı olay..Bir haftanın sonunda bütün fazla kilolarını atmış..Tığ gibi bir delikanlı olmuş..
Günler sonra yolda şişman bir arkadaşına rastlıyor ve nasıl kilo verdiğini soruyor ona..Arkadaşı anlatıyor..O da hemen doktorun çalıştığı hastaneye gidiyor..ve ona da aynı tedavi…
İlk gece, arkadaşı rüyasında bir sarayda..Etrafında onlarca iri adam..Bizim şişman önde onlarca adam peşinde..Başlıyor saray içinde bir koşuşturmaca..Üçüncü gün sonunda adam zayıflıyor
ama dayanamıyor ve telefon ediyor doktora..Neden arkadaşımla benim rüyalarım farklı?? diye soruyor..Doktor biraz düşündükten sonra adama soruyor:’Siz hastaneye mi gelmiştiniz ? Muayenehaneye mi?

Ağustos 02 2010

Kediyi Vurdum

Etiketler : , , , ,

 

Bir gün hamile bir kadın mağazada alışveriş yaparken, bir çatışma çıkar ve vurulur. Hemen hastaneye kaldırırlar. Doktor ameliyat sonrası kadına: “Hanımefendi hayati tehlikeyi atlattınız. Ancak iki kurşunu çıkaramadık. Bunlardan biri doğacak olan kız çocuğunuza diğeri ise erkek çocuğunuza isabet etmiş. Şimdi çıkarırsak ölürler. Ancak üzülmeyin ileride bu kurşunları vücutlarından atarlar. Kadın doğum yapmış. Çocuklar sağlıklı. Aradan yıllar geçmiş. Kız çocuğu bir gün bahçede oynarken “Anne anne çabuk gel” diye bağırmış. Annesi telaş içinde “Ne oldu kızım?” diye koşmuş. “Bak anne vücudumdan bir demir parçası çıktı.Kadın sevinmiş: “Telaşlanma. Doktor amcan demişti. Bak kurşunu vücudundan attın. Bundan birkaç gün sonra bu kez erkek çocuk bağırmış. “Anne anne çabuk gel!” Kadın yine telaşla koşmuş: “Ne oldu oğlum?”, “anne, kendi kendime yaparken kediyi vurdum!”

 

Aralık 30 2009

Yumurta Galete fıkrası

Etiketler : , , , , , , , , , , ,

Adamın birinin barsaklarında bir hastalık peydah olur, yemeden içmeden kesilen ve hergün zayıflayan adamın muayene olduğu hastane ve doktorlar, yapılan tahlil ve kontrollerin sonunda adamın barsağında bir tenya (kurt) olduğunu ve bu asalağın düşürülmesine imkan olmadığını ve adamın 6 ay içinde öleceğini söylerler.

Gitmediği doktor kalmayan adam tüm doktorlardan aynı cevabı alır; “Bu kurt seni yiyip, bitirecek, kurtuluşun yok, malesef öleceksin, tıp bilimi bu konuda çaresiz” derler.

Günden güne eriyen adama son çare olarak arkadaşının tavsiye ettiği doktora gider.

Doktor çeşitli muayeneleri yaptıktan sonra öncekilerin teşhisini doğrular; “Evet bu kurt seni öldürecek…”

Adam, “Peki doktor bey yaşamayacak mıyım?”

Doktor; “Ben seni kurtarırım, ama ne dersem itirazsız harfi harfine yapacaksın, yoksa öleceksin”

Adam hemen kabul eder. Hekim bey ne isterseniz yaparım yeterki benim hayatımı kurtarın.

Doktor; bana her hafta geleceksin. Yarın bana 500 bin dolar, bir yumurta ve bir galete getireceksin

Adam tamam, yarın 500 bin dolarını getireceğim, yumurtayı ve galeteyi de getireceğim… Ama yumurta galete neden anlayamadım…

Doktor; ben ne dersem yapacaktın, sorgulamak yok ! diye adamı haşlar…

Adam ertesi gün para, yumurta ve galete ile muayenehaneye gelir.

Parayı kasasına koyan doktor, adama; şuraya yüz üstü uzan, poponu aç der…

Adam hık mık dese de çaresizce uzanır, poposunu açar…

Doktor yumurtayı alır ve adamın makatına kırar… Yapış yapış olan adam aaa bu nee demeye kalmadan, doktor galeteyi cart diye makatına sokar… Adam feryat figan içinde; doktooor ne yapıyorsuuuun, bu nasıl tedaviiii, ben ibne miyiiiiiim diye isyan eder.

Doktor; “sus bu tedaviyi yapmazsan öleceksin, işine gelirse” der…

Seans bittikten sonra doktor haftaya aynı gün gelmesini, yanında yine bir yumurta ve galete getirmesini ister. Ölümle gaylik arasında kalan adam peki diyerek ileriki haftayı bekler.

Adam beşyüzbin dolarına mı yansın, kıçına sokulana mı, öleceğine mi şaşkın durumdadır…

Haftalar süren yumurta kırılması, galete sokulması seanslarından yorulan, kendini bir garip hisseden zavallı adam, halsiz ve isteksiz bir şekilde tekrar sorar; “Doktor bey ne zaman biter bu tedavi? Aylardır yumurtayı kırıp, galeteyi sokuyorsun, ölmesem de nonoş olacağım bu gidişle, artık bıktım bu yaşamdan doktor bey, namusum gitti…” diye serzeniş ederken dokor müjdeli haberi verir; “Haftaya da son kez geleceksin, bir yumurta getir ama galete getirme, onun yerine kalın saplı olanlardan büyük bir çekiç getir deyince itiraz etmeye hazırlanan adama; “Sus, yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik, bu son seans, kurtulacaksın o hain asalaktan, işine gelmiyorsa bırak tedaviyi de şimdiye kadar yaptığımız tedavi boşuna gitsin” deyince adam çaresiz susar ve kabul eder.

İşin içine iri bir çekiç girdiğini öğrenen zavallı adamın koca bir haftası kabuslarla geçer ve son gün gelir, çatar.

Doktorun ofisine elinde bir yumurta ve büyükçe bir çekiçle korkudan titreye titreye giren adam, ağlamaklı bir sesle; “Al doktorum getirdim, ne olur acıtma, dayanamayacağım artık” der.

Doktor hain bir gülümsemeyle ve ardından vahşi bir kahkaha ile “domal bakalım” der…

Adam yüzüstü yatar, doktor yumurtayı kıçına kırar….

Adam dişlerini sıkmış, o fena anı beklemeye başlamıştır, her an çığlığı basmaya hazırdır…

Ama 1 dakika geçer, doktor birşey yapmıyor, 5 dk. geçer doktor hale sokmadı, 10 dk geçer hala birşey sokulmadı… Adam heyecan ve korkudan öldü ölecek…

15 dakika sonra arkadan ince bir ses duyulur …

Kurt adamın makatından kafayı uzatır;  “HANİ BENİM GALETEM, HANİ BENİM GALETEEEEEM …” ve bir çekicin havayı yaran sesi, KÜÜÜÜÜÜT ….

Eh ne de olsa müptela olmak (bağımlılık) kötü şey 🙂